Mercek · Analiz

Tek ürün, bütün işletme

Kasapta pişmiş tavuk satışı, çiğ et satışlarının KDV oranını da değiştirir mi?

Aytaç YavuzelVergi ve Mali Uyum20 Ağustos 20265 dk

Uygulamada sık karşılaşılan bir soru var ve cevabı çoğu meslek mensubunun beklediği yönde değil.

Bir kasap işletmesi düşünelim. Çiğ kırmızı et, tavuk ve sakatat satıyor; bu teslimler (I) sayılı listenin (A) bölümü kapsamında %1 oranına tabi. İşletme, kapının önüne bir pişirme dolabı koyup pişmiş tavuk satmaya başlıyor. Pişmiş tavuk satışının %10 oranına tabi olacağı açık.

Buraya kadar tereddüt yok. Asıl soru şu: pişmiş tavuk için ek faaliyet açıldığında, işletmenin çiğ et satışları %1'de kalır mı?

İdarenin cevabı: hayır.

Aynı çiğ et, iki ayrı oran

İki kasap işletmesinin KDV oranlarıKasap AYalnızca çiğ et satıyorÇiğ kırmızı et%1Tavuk, sakatat%1Kasap BKapıya pişirme dolabı koyduPişmiş tavuk%10Çiğ kırmızı et%10Tavuk, sakatat%10Oran, satılan ürüne değil satışın yapıldığı işletmenin niteliğine bağlanıyor: B'nin çiğ eti de hizmetin parçası sayılıyor.
Kaynak: KDV Genel Uygulama Tebliği (III/B-2.4), 51 seri no.lu Tebliğ ile değişik hâli; 2007/13033 sayılı BKK eki listeler.

Dayanak: sınıflandırma işlem düzeyinde değil, işletme düzeyinde

Bunun kaynağı, KDV Genel Uygulama Tebliği'nin (III/B-2.4) bölümüne 51 seri no.lu Tebliğ ile (RG 27.04.2024, 32529) eklenen şu belirlemedir:

Bu işletmeler prensip olarak hizmet işletmesi mahiyetinde olduklarından, buralarda imal edilen veya dışarıdan temin edilen gıda maddelerinin buralarda veya dışarıda tüketilmek üzere müşterilere satışında %10 (alkollü içeceklerde %20) oranında KDV hesaplanır.

Cümlenin mantığı kritik: vergi oranı satılan ürüne göre değil, satışın yapıldığı işletmenin niteliğine göre belirleniyor. Bir işletme "yeme-içme hizmeti sunan yer" kategorisine girdiği anda, orada satılan her gıda maddesi — kendi ürettiği de dışarıdan aldığı da — hizmetin parçası sayılıyor.

Tebliğ bunu örnekliyor: kafeterya ruhsatlı bir işletmede müşteri, kahvesinin yanında paketlenmiş kek ve çekilmiş kahve alsa dahi satışların tamamı %10'a tabi. Pastanede sipariş pastanın yanında alınan kuru pasta ve limonata da öyle.

Kapsamı belirleyen ölçüt ikili: yeme-içme hizmetine yönelik işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunması ya da ruhsat bulunmasa bile müşterilere masa, oturma yeri, tezgâh gibi servis yapılabilen alanların bulunması. Tebliğ'deki büfe örneği bunu gösteriyor: ruhsatı olmayan ama önüne masa ve tabure koyan sahil büfesi, fiilen yeme-içme hizmeti sunduğu için tost ve çayın yanında dışarıdan hazır temin ettiği gıda maddelerinin satışında da %10 hesaplayacak.

Sık yapılan hata: NACE kodu oranı belirlemez

Uygulamada yaygın bir beklenti, pişmiş ürün için ayrı bir NACE kodu açılmasının iki oranı ayrıştıracağı yönünde.

Böyle bir sonuç doğmaz. NACE kodu; sosyal güvenlik, istatistik ve ruhsat işlemleri bakımından anlam taşır. KDV oranı ise 3065 sayılı Kanun'un 28. maddesine dayanan Cumhurbaşkanı Kararı eki listelere ve Tebliğ'in işletme niteliğine ilişkin belirlemesine göre tespit edilir. Aynı mükellefiyet altında, aynı adreste, aynı tezgâhtan yapılan satışların ayrı ayrı değerlendirilmesi bu çerçevede kabul görmemektedir.

Tartışmalı yönü

Bu yaklaşımın eleştiriye açık iki tarafı var.

Ölçülülük

Cironun küçük bir bölümünü oluşturan bir faaliyetin, işletmenin tamamının vergi rejimini değiştirmesi ağır bir sonuçtur. Yan yana iki kasaptan biri pişirme dolabı koyduğu için aynı çiğ eti %10 ile, diğeri %1 ile satar hâle gelir. Bu, rekabet açısından savunması güç bir tablodur ve pratikte küçük işletmeyi katma değer üretmekten caydırır.

Normun kaynağı

Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca vergi oranlarında değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanı Kararı'na aittir. Bugüne kadar %1 uygulanan bazı satışların bir tebliğ düzenlemesiyle %10'a taşınmış olması, öğretide bu yönden tartışılmaktadır.

Buna karşılık İdare'nin gerekçesi de sağlamdır: düzenleme, yeme-içme hizmetini market satışı gibi göstererek %1 belge düzenleme uygulamasını hedefliyordu ve bu suistimal gerçekten yaygındı.

Ne yapılabilir

Yapıyı baştan ayırmak

Pişmiş ürün faaliyetinin ayrı bir işletme, ayrı ruhsat ve mümkünse ayrı adres altında kurgulanması, iki faaliyetin fiilen ve hukuken ayrışmasını sağlar. Bu, sonradan düzeltilmesi güç bir konudur; kararın baştan verilmesi gerekir.

Özelge talep etmek

Konu tereddütlüdür ve somut olayın şartlarına göre değişir. Vergi dairesinin sözlü görüşü yerine, kendi işletmenizin fiilî durumunu (ruhsat türü, oturma alanı, satış biçimi) anlatan yazılı bir özelge talebinde bulunmak en güvenli yoldur. Özelge yalnızca talep eden mükellefi bağlar; bu yüzden başkasının özelgesine dayanmak koruma sağlamaz.

Fiilî durumu belgelemek

Oturma alanının, masanın ve servis düzeninin bulunup bulunmadığı belirleyici ölçüt olduğuna göre, işletmenin fiziki yapısının kayıt altına alınması ileride yapılacak bir incelemede en güçlü savunma unsurudur.

Buradaki asıl mesele bir oran tartışmasından ibaret değil. Vergi sistemi, işletmeyi tek bir kategoriye yerleştirip bütün faaliyetini o kategoriden vergilendirdiğinde, işletmenin ürün çeşitlendirmesi kendi başına bir vergisel karar hâline geliyor. Bir pişirme dolabının maliyeti artık dolabın fiyatı değil.

Legal basis

  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu md. 28
  • 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) ve (II) sayılı listeler
  • 5189 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı
  • KDV Genel Uygulama Tebliği (III/B-2.4)
  • 51 seri no.lu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (RG 27.04.2024, 32529)
  • İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik

A&Y Mercek is published by the office of Aytaç Yavuzel, Certified Public Accountant. The information here is general in nature and does not replace professional assessment or investment advice.

More from the magazine

AnalizYeme-İçme

Girdide %1, çıktıda %10

Yeme-içme sektöründeki katma değer vergisi oran farkının kaynağı ve işletme üzerindeki yükü.

20 Ağustos 20267 dk

DosyaDijitalleşme ve Yapay Zekâ

Yeni egemenlik: Hesaplama gücü

Ülkeler yapay zekâ altyapısı için yarışırken ticari hayat nereye gidiyor?

20 Ağustos 202614 dk